John F. Kennedy demiş ki: “Samimiyet, kanıt gerektirir.”
Samimi olduğunuz isimler kimler dendiğinde aklınıza gelen isimler acaba gerçekten samimi olduğunuz kişiler mi yok samimi olduğunuzu düşündüğünüz isimler mi? Gerçekten samimi olmak da ne demek? Baksanıza Kennedy kanıt gerektirir demiş. Kanıtlarınız neler olur ya da oluyor bir düşünür müsünüz? Bazen kanıt istendiğinde öne sürdüğünüz donelerin, karşı tarafın alaycı bir tavırla “bu mu?” demesine neden olduğuna şahit oluyor musunuz?
Peki kanıtlarımız olduğu için mi samimiyetten söz ediyoruz yoksa samimiyetimiz olduğunu iddia ettiğimiz için mi kanıtlar buluyoruz. İlk aklıma gelen sanki ilişkisel olarak bir şeyler yaşıyoruz ve sonrasında samimi olduk duygusuyla bunları güçlendirecek tavırlar içine giriyoruz gibi. Aşk, cesaret ister gibi bir durum aslında. Aşka daha sonra gelelim ama önce şu samimiyet işini halledelim çünkü kanıt yoksa samimiyette yok ve dolaylı olarak maalesef aşk da yok. Acaba gerçekten yok mu yoksa kendimi mi kandırıyorum? Tamam tamam aşkı sonraya bırakıyoruz.