Fransız psikanalist Lacan “sevmek, sahip olmadığımızı vermektir” demiş. Nasıl okumalıyız, nasıl anlamalıyız, nasıl sevmeliyiz?..
Sevmek vermekse neyi veriyoruz? Lacan diyor ki sahip olmadığınızı veriyorsunuz. Sahip olduğumuz, bizde olan, bizim olan, olmuş olan ise sevme eylemi içinde bizde olmayanı, bizim olmayanı veriyormuşuz.
Bizde olmayanın bizden istenmesi ve bizim bunu vermeye çalışmamız bizi rahatsız etmezken hatta bundan büyük mutluluk, keyif alırken birden bazı şeylerin bitmesi, değişmesi diye adlandırdığımız ama özünde sahip olmadıklarımızı vermek gibi bir kompleks durumdan kaçınmamızı aşkla ilişkilendirirsek içinden çıkmamız biraz daha kolay olacağa benziyor.
Yine Lacan “aşk hakkında mantıklı ya da anlamlı bir şey söylemek olanaksızdır” dediğinden, Lacan’a şimdilik saygısızlık etmeyelim.